Mary Bell

 

Görünüş

Boy: 1.60

Kilo: 50

Saç Rengi: Kırmızı

Göz Rengi: Ela

Hobileri

• Bisiklet sürmek.

• Çöp karıştırmak.

Yakın Arkadaşları

• Melodi Bell (Abla) | Beste Şeker

• Oğuz Atay | Avril Miss

HİKAYESİ

İngiltere’nin güzel manzaralı tatlı bir evde gözlerini açan Mary, asi bir çocukluk geçirse de dışarıdan bakıldığı zaman gayet masum birisi olarak görünmektedir. Derslerinde her zaman ablasından yardım alan Mary belki çok zeki değildi ancak derslerine ve hayatına da hiçbir zaman önem göstermemiştir. Ablasından her türlü desteği alan Mary ergenliğin vermiş olduğu agresiflik ile pek değer bilmemiştir. Okul hayatında öğretmenleri tarafından sevilip desteklense de Mary her zaman okulu asmayı, arkadaşları ile gezmeyi tercih etmiştir. Bir yandan ablasının emeklerini boşa çıkarttığı için üzülürken bir yandan takmıyordu. Aslında ablası ile çok iyi anlaşan ve belki hayattaki tek varlığı ablası olan Mary bu duruma belli etmese de çok üzülüyordu. Ailesinin disiplinli ve baskıcı olması onu daraltıyor ve okuldan daha fazla soğuyordu. Mary genelde ani kararlar alıyordu ve hata yapıyordu. Bu durumu ablası Melodi durdurmaya çalışıyordu ama ablasının da kendine göre sorunları ve bitirmesi gereken bir okulu vardı. Mary uzun bir süre sonra ablası ile konuşup okulunu daha güzel şekilde okumaya söz vermişti ancak evde olan her şey sinirini bozuyor ve onu kendinden uzaklaştırıyordu. Artık etrafına karşı hırçın olan Mary’nin kendi hayatına bile değer verdiği görülemiyordu. Bazı günler ablası ile çok eğlenip sürekli onunla takılıyordu ama babası bu duruma bile laf ediyor ve öfke sorunları olan Mary’i daha çok kızdırıyordu.İlk başta ortamlarda dolandırıcılığa başlayan ama ailesinden saklayan Mary bazı günler küçük hırsızlıklar yapmıştı. Bu durum onun hoşuna gitse de ablasına demeye utanıyor ve ondan saklıyordu. Aslında abla kardeş ilişkileri çok güçlü olsa da Mary ailedeki herkesi yorduğu gibi ablasını da çok fazla yoruyordu. Ablası onunla birlikte ayrı bir eve çıkmak biraz da olsun evden uzaklaşmak istiyordu. Kardeşinin üstündeki baskıyı azaltıp onunla birlikte daha güzel bir hayata adım atmaya karar vermişti. Ablasının yetenekleri yanı sıra Mary hem çok akıllı hem de becerikli bir çocuktu. Kimya derslerine her zaman çok sevmiş ve çok fazla ilgilenmişti. Kendi başına araştırmalar yapıyordu ve yeni şeyler öğreniyordu. Ablası ona bazı imkanlar sağlarsa belki sevdiği şeyleri yaparak okula bağlanacağını düşünüyordu ancak tam tersi bir olay gerçekleşti. Mary imkanlarını ve zekasını iyi şeyler öğrenmek için değil ihtiyacı olan yabancı maddeleri karşılamak için kullanmıştı. Bir süre gizlice yapmıştı. Her ne kadar kötüye kullansa da kendini iradesi ile kontrol edebiliyordu. Hiçbir zaman kendini kaybedecek duruma gelmedi .Uzun bir aradan sonra Mary ilk kez arkadaşları ile ders çalışmaya gitmişti ancak babası bu duruma inanmayıp eve geldiğinde tartışma yarattı. Melodi her ne kadar araya girse de Mary agresif tavırları ile babasını çok sinirlendirmişti. Kavganın uzamasının sonucunda Mary sakinleşmek için evden çıkıp gitmişti. Ablası onu çok merak ediyordu ve biraz da korkuyordu çünkü Mary sinirlenince tanınmaz bir hale bürünüyordu.Kendisi gibi olmuyor sakin ve söz dinleyen bir yapısı kalmıyordu. Herkes bir süre sonra yatmıştı ancak ablası hala onu bekliyordu. Mary bir kişiyi çarpmıştı ve kaza yerinde bekliyordu ama bunu ailesi bilmiyordu. Bir süre sonra telefonla haber alan ailesi olay yerine gelmişti ve polisler ile konuşuyordu. Kaza yaptığı adam hayatını kaybetmişti. Mary işlemler sonrasında küçük olması ile birlikte takibe alındı ancak bir ceza işlenmedi. Sonrasında hayatını düzeltmeye çalışsa da içinde bir yerlerde her zaman asi çocuğun verdiği bir iz taşıyordu ve arada kontrol edemiyordu. Bir süre sonra ablasının yanına gelmeyi düşünen Mary , ablası ile konuşup yanına gitmeye karar vermişti. Söz dinleyip asi tavırlar göstermeyeceğini söyleyen kardeşini yanına alan ablası biraz tedirgindi. Mary geldiğinde hayatlarında neler değişecekti ? Mary verdiği sözü tutup uslu durabilecek miydi ?

RESİMLER


0 Yorumlar