• Boy: 1.81
• Kilo: 80
• Saç Rengi: Altın Sarısı
• Göz Rengi: Mavi
• Arabasıyla Gezmek
• Müzik Üretmek
• Araç Tamir Etmek
• Umut Bitmez - Alp Tekin - Eren Kaçmaz - Hakkı Sürücü
HİKAYESİ
İstanbulda Üsküdar Zeynep Kamil Doğum Hastanesinde 6 Eylül 2000 Yılında doğdum. Öyle herkes gibi şaşalı ve kutlamalı bir doğum olmadı benim için. Dünyaya gelmemle aile içi sorunlar başladı. Başta babamın çektiği krediler onları ödemeyince kumara bulaşması yüzünden kumarhaneye olan borcu. Hani derler ya aileye gelen çocuk yanında neşeyide getirir o benim için geçerli olmadı. Oturduğumuz evde kendime ait bir odam olduğu için şanslıydım arada oraya gidip müzik dinlerdim. Tabii yaşımında küçük olmasıyla beraber daha çok dinlediğim tarz HipHop idi. Daha yaşım 7-8 Cezanın bir şarkısını duymuştum camdan dışarıyı izlerken. Adam arabasında son ses açıp geziyordu. Kendi kendime "Oha ne kadar hızlı şarkı söylüyor" demiştim çünkü hiç o kadar hızlı bir şarkı duymamıştım genelde 90 bpm'e söylenen şarkıların hızları belli olur fakat bu 90bpm üzerine çok hızlı bir şekilde akıyordu. Çok hoşuma gitmişti o kadar hızlıydı ki aralarından birkaç kelime yakalayıp şarkıyı öyle öyle öğrenmeye çalışıyordum. Tabii ailenin tek çocuğu olduğum için birazcık utangaçtım. Adama gidip soramadım şarkının ismini ne diye. Daha mahallede top bile oynamadım o kadar utangaçtım. Kimseyle iletişimim yoktu korkağın tekiydim. Birazcık büyüdükten sonra Cezanın " Holocaust" şarkısını öğrendim zamanında çocukken o hayran kaldığım şarkı oydu. Evimize yeni yeni internet bağlanmıştı onuda zar zor başarmıştık borç batağında olduğumuz için her şeyden 2-3 yıl gerideydik. Ne zaman rahatladık desek hep yeni bir borç çıkıyordu bir yerden. Tabii okuldan bahsetmek hiç istemiyorum. Cebimde sadece 10TL oluryordu onuda okulun züppe zengin çocuklarına kaptırıyordum hayır zenginler neden benim 10 lirama göz diktiler hiç anlamıyordum. Her hafta okula 10 lira ile gidip 0 lira ile dönüyordum sonrasında akıllandım babam her hafta verdiği 10 lirayı alıp evin içinde saklıyordum böylece o zenginlere paramı kaptırmıyordum. Birazcık akıllanmaya başlamıştım paramın olmadığını görünce iyice dalga geçtiler ve artık benimle uğraşmayı kestiler. Yani okulumuz ve semtimiz o kadar modern olmadığı için haliyle okul kurallarıda o kadar esnek değildi fakat kim kurallara uyar ki. Herkes okula pantolon ile gelirken ben okula eşofman ile gelirdim ve evet yine dalga konusu olurdum. Bol giyinmek ne zamandar beri dalga geçinesi bir durum olmuştu ki? Sanırım zenginlere göre öyle idi. O zamanlarda rap dinlemeye devam ederdim ve "Joker" mahlaslı birisini bulmuştum söyleme tarzı öfkesi çok hoşuma gitmişti. Sabah onla kalkıp akşam onla yatıyordum. Onun şarkılarında kendimi bulmuştum sanki beni tanıyorda beni anlatıyor gibiydi. Çok mutluydum sonunda halimden anlayan birisi var diye çok sevinmiştim. Her neyse sonunda liseye başlamıştım kafa dengi bir arkadaş grubun içinde kendimi buldum ne ara tanıştık ne ara samimi olduk hiç anlayamamıştım seneler ilerliyordu ve lise 3. Sınıftaydık o arkadaş grubundan eser kalmadı ve herkes ikili üçlü gezmeye başladı biz ikili geziyorduk. Çok samimiydim arkadaşımla o rap söylüyordu ben basit bir şekilde beatbox yapıyordum sonra ben kendimi geliştirip "FL Studio" kullanmayı öğrendim ona beatler yapıyordum o ise o beatlere şarkı söylüyordu. Lisedeki etkinliklerin tüm şarkıların atlyapısını ben yapıyordum öğretmenler çok seviyordu derslerim kötü olsada bu yeteneğim sayesinde derslerden hep geçiyordum. Günün birinde farkettimki bütün alkışı beat yaptığım arkadaş alıyordu ve benden hiç bahsetmiyordu harbuki şarkıların bu kadar iyi olmasının sebebi bendim beatlerim olmasa neye söylicekti ki? Sinirlenmiştim o kadar emeğimi kimse görmüyordu. Artık ona beat yapmicağımı söyledim ve bu işlerden uzaklaştım yaklaşık 1 sene boyunca müzikle hiç uğraşmadım arkadaşımsa hala mikrofon tutmaya devam ediyor. Alkış istiyordum fakat kimse adımı bile bilmiyordu. Liseyi bir şekilde bitirdik işte hiç ders çalışmadan müziğimle geçtim. Sonrasında bir kafede çalışmaya başladım. 1-2 çalıştıktan sonra ne onlar bana tahammül edebildi ne ben maaşımı alıp çıktım ordan. Müzik üretmek için mikrofonu elime aldım ve ilk şarkımı kaydetmiştim o kadar amatördüm ki güzelim şarkıyı piç etmiştim. Sanırım bana göre değil diyip bi 3 ay daha ara verdim müzikle ilgili çoğu şeyi öğrenmeye çalıştım öyle devam edersem ederim demiştim. Şarkı için neler gerektiğini araştırdım mikrofonum vardı bilgisayarım vardı fakat şarkının mixini ve masteringi yapmam gerekiyordu. Kimseyi tanımıyordum mix-mastering ile ilgili kendi kendime öğrencektim artık. Bir şekilde öğrendim basit bir şekilde şarkıları mixlemeyi öyle öyle şarkılar kaydetmeye ve paylaşmaya başladım güzelde oluyordu bu arada şarkılar kimisi beğeniyordu kimisi beğenmiyordu ve az olsada dinleniyordu. Azbuzdan kastım "100" falan. Fakat şöyle bir sıkıntı vardı bu insanlar nasıl ünlü oluyordu nasıl bu kadar dinleniyordu şarkıları anlamıyordum. Benim şarkılarım tutmaz altyapı yapmaya devam edeyim diye düşündüm ve öylede yaptım. Ünlülere birkaç çalışmamı gönderdim aralarında çok fazla beğenenlerde oldu ve benimle çalışmak isteyenler oldu ve parayı direkt peşin ödediler direkt cash money tak diye. Çok heyecanlanmıştım tak diye elime beşbin verdiler. Bir güzel harcadım parayı, gelip sorduklarında proje yok diyemedim tabii. İçi boş bir dosyayı proje diye yolladım ve kaçmaya çalıştım telefonumu numaramı neyim değişiyorsa değiştim. Beni bulmalarını istemiyordum çok korkmuştum bunlar tekin insanlardı beni bulsalar kötü şeyler yapabilir hem mahkemelik olabilirim hem de benim için hiçte iyi olmayan şeyler yaşayabilirdim. En iyi fikir pılımı pırtımı alıp kaçmaktı. Havaalanına doğru taxi tutup gitti cebindeki bir miktar parayı verip para üstünü almadı çünkü çok fazla acelesi var idi. Havaalanında inip en erken uçak saatine bakıp Los Santos uçağını gördü ve hemen sıraya girip bilet satın aldı ve uçağa doğru yol aldı.



0 Yorumlar