Can Keskin

/


HİKAYESİ

Can Keskin 25 Ocak 1995 Tarihinde Türkiye'nin İstanbul Beşiktaş semtinde küçük bir gecekondu da dolunaylı bir gecede dünyaya gelmiştir. Can o gece doğduğunda annesinin kanamasını durduramadıkları için annesini kaybetmiştir. Canın babası öğretmendir bu yüzden şark görevi için Van da öğretmenlik yapmaktadır. Bu yüzden karısının ölümünü 3 gün sonra haber alıp İstanbul a zorunlu dönüş yapmak zorunda kalmıştır. Can daha 3 günlükken süt annesi aranmaya başlanmıştır. Can bu zorlu süreçlerin hepsini atlatıp yıllar geçtikçe büyümeye başlamıştır. Can Okula Gitme Yaşına Gelene Kadar Oturdukları Evde Genellikle tek başına kalmaktadır. Kendini Küçük Yaşta Gerçekten Olgun bir İnsan Olmaya Atamıştır. Can Okula Başladığında Sınıfında İlk Okumayı ve Yazmayı Söken Öğrencilerin Başındaydı Çünkü Küçükken Olgun bir İnsan Olup Geleceğinde Küçük Bir Hedefi Olan Bir İnsandı. Can İlkokulu Bitirene Kadar Gerçekten Gurur Verici Belgeler Ve Öğretmenlerinden Gurur Verici İltifatlar Almıştır. Can İlkokulu Güzel bir Şekilde Bitirmiştir. Bu sıra da babası devlet tarafından yolsuzlukla suçlandı. Bu yüzden geçimine sağlayamayacak dereceye geldi. Etrafta bir sürü iş aradı ve taradı ama kimse ona iş vermiyordu. Kara kara borçları nasıl ödeyeceğini düşünürken bir yandan sokakta sigara satmaya başladı. Can maddi durumlardan pek etkilenmeyip okuluna olağan bir şekilde devam etti. Ortaokula Geçtikten Sonra Kendini o Okula Ait Hissetmemek Yerine Kendine Olgunluğa Verip Kendini okula Adamıştır Ve Kendini Bozmadan Sınavlarına Günü Gününe Çalışıp Yüksek Notlar Almayı Başarmıştır. Üzerinden yıllar geçmiştir Can lise sınavına hazırlanırken babası amansız bir hastalığa yakalandı. Bu süreçte can hiçbir şekilde derslerine çalışamadı ama yine de güzel notlar almaya devam etti. Can bir sabah lise sınavına girmek için evinden çıktı. Can eve geri dönerken babasına güzel haberler verme hayali kuruyordu. Fakat O kötü Günün Geleceğini Hiç Tahmin Edememişti. Can eve vardığında babasının uyuduğunu fark edip onu uyandırmak istedi ama bütün dürtmelere rağmen uyanmadığını fark etti. Can alelacele komşularına haber verdi ve hızlı bir şekilde ambulansa bindirip hastaneye doğru yola çıktılar. Can da babasının elini tutarak ambulansın içinde ilerliyordu. Can her şeyi anlayabilecek yaştaydı. Yanındaki hemşireler canın babasının öldüğünü boşuna bu kadar acele ettiklerini söyledi. Can da bunları anladığı için ağlamaya başladı. Can artık hayatı boyunca kimsesiz ve yalnız kalacaktı. Bu nedenden ötürü devlet yurduna yerleştirildi. Can Bu Zamana Kadar yoksulluklar içinde yaşadı. Yetiştirme yurduna yerleştirilen Can babasının suçsuz olduğunu devlet tarafından ona bir sürü tazminat kaldığını öğrenir. Can o parayla ne yapacağını düşünmeye başlar. Aylar geçer canı babasının bir polis memuru arkadaşı olan Mert ziyarete gelir. Can Mert'in güler yüzlülüğü ve iyiliği sayesinde ona çok çabuk ısınır. Bu yüzden ona amca gözüyle bakar. Mert onu her fırsat bulduğunda ziyarete gelir ve onu yurttan izin alıp dışarıda gezdirir ve hamburger ısmarlar. da gezdirir ve hamburger ısmarlar. da gezdirir ve hamburger ısmarlar. Üzerinden yıllar yıllar geçer. Can büyüyüp üniversite ye hazırlanma çabalarına girer. Babasından kalan mirasında ona üniversite sınavından önce verileceğini öğrenir. Bu yüzden yurt dışında Üniversitelerde okuma hayali kurmaya başlar. Los Santos da ki üniversiteleri araştırmaya başlar. Hep örnek aldığı Mert amcasının izinden gitmeyi ister. Bu yüzden daha çok polis okullarına göz atar. Bu süreçte vücudunun kötü olduğunu düşünüp spor yapmaya başlar. Amcası onu uzun süredir ziyaret etmemektedir. Artık kendi iradesini alan can yurttan izin almadan çıkabilmektedir. Bunun için amcasının yanına ziyarete gitmeyi planlar. Yurttan çıkan cam amcasının mahallesine doğru yola koyulur. Mahallenin her tarafında bayraklar asılıdır. Bunu gören Can bu gün bayram olmadığını düşünüp hayret etmiştir. Evin olduğu sokağa doğru yol alan Can evin önünde bir kalabalıkla karşılaşır. Kimsenin konuşmadığını fark edip kapıdan içeri girer. İçeride amcasının eşinin hüngür hüngür ağladığını görür. Amcasının nerede olduğunu sorar. Ona sürprizi olduğunu söyler ve amcasının karısı Canın elindeki Los Santos Police Staj. Departement yazılı bir broşür görür. Yengesi ona dönüp Mert şehit oldu oğlum der. Olayın şokuyla beraber evden çıkar. Amcasıyla beraber top oynadıkları bahçeye doğru ilerler ve bakarak şu sözleri söyler “ Senin kadar iyi bir adamam olmam ama senin yolundan ilerleyeceğime söz veriyorum. “ Deyip ağlamaya başlar. Yurda dönen Can Üniversite sınavına hazırlanmaya başlar. Babasından kalan tazminat parasının bir kısmını üniversite ve Los Santos'a gidebileceği kadar ayırır. Ve geri kalan tazminat parasını mehmetcik vakfına bağışlar. Can bir yandan iyiliğin verdiği özgüven ile Los Santos'a doğru yola koyulur.

RESİMLER









0 Yorumlar