Görünüş
• Boy: 1.85
• Kilo: 80
• Saç Rengi: Siyah
• Göz Rengi: Mavi
Hobileri
• Müzik Dinlemek
• Yemek Yapmak
• Spor Yapmak
Yakın Arkadaşları
• Cliff Wood
• Ertuğrul Zeybek
• Babür Deniz
• Kaan Akın
• Dwayne Fraeser
• Melodi Bell
HİKAYESİ
İsmim Atalay, kişiliğim hakkında bir şeyler anlatmam gerekirse soğukkanlı
davranıp kendini havalı sanan birisiyim diyebilirim. Yemek yapmayı okuduğum okul
nedeni ile çok iyi biliyorum. Ancak hamburgere asla hayır diyemem. Alkol fazla
içmem. Bir iş ile meşgulken daha disiplinliyimdir. Ancak müsaitken daha rahat
takılırım. Bana göre adalet her şeyden önemlidir. Zaten amacımda olabildiğince
adaletli olarak insanları korumak. Çoğu konuda kararsızımdır. Hatta bu yüzden
bazı seçimleri yapmakta geç bile kalabilirim. Bir ortama girdiğim zaman, ortamda
tanıdığım insan sayısına göre konuşkanlığımda değişiyor. İnsanlara zor güvenmeye
alışmış birisiyim. Çoğunluk ile kapalı renkleri severim. Her sabah kalktığımda
en az 1 saat spor yaparım. Sonuç olarak fiziğimin ve kondisyonumun yerinde
olması gerekiyor. Kişiliğimden kısaca bahsettim, şimdi sırada şimdiye kadar
yaşadığım hayatı biraz kısaltarak bahsetme vakti. 1997 yılında Antalya’da
doğdum. Bebekliğimi annemin ve babamın bana anlattıkları kadarı ile anlatacağım
size. Annem beni doğurduğunda tam bir kilo dokuz yüz gram olarak doğmuşum.
Annemin adı Ceren ve babamın adı Mert idi. Babam ve annem Antalya’da doğmuş ve
Antalya’da büyümüşlerdi. Üniversite yıllarında tanışmışlar ve üniversite
bitmeden evlenmişler. Hatta üniversite bitmeden ablam doğmuş. Ablamın adı Deniz.
Kendisi benden üç yaş büyük. Doğduktan bir süre sonra anne ve babamın iş
sebepleri nedeniyle kreşe gitmeye başladım. Kreşte ilk başta kimse ile
konuşmamışım daha sonrasında Mustafa gelip benimle arkadaş olmaya çalışmış. Kreş
yemeklerini diğer çocuklar gibi incelemeden yemişim. Bir süre sonra kreşi
bitirmişim. Şimdi biraz daha benim hatırladığım fakat annemin yine
anlattıklarından katacağım kısım geldi. Ailemi ikna ederek Mustafa ile aynı
anaokuluna gittim. Anaokulunda yine arkadaş edinmekte zorlanmışım ama bu sefer
Mustafa bana epey yardım etmişti. Anaokulunda olan şeyleri aileme anlatmayı çok
severdim. Anaokulu bittikten sonra ilkokula gitme zamanım geldi. Bu noktadan
sonrasını bir şekilde hatırlıyorum yani ben anlatacağım. İlkokulda her zaman ki
gibi insanlarla sosyalleşmek benim için zor olmuştu. Mustafa ile aynı okulda
olduğumuz için onun sayesinde başka insanlarla tanışıp daha çok sosyalleştim.
Notlarımı sürekli yüksek tutmaya çalışıyordum. Her zaman vücudumun atletik
olması nedeniyle sporda iyi olmuştum. İlkokulu da böylece bitirmiş oldum.
Ortaokul zamanlarına geldik şimdi. Bu sefer Mustafa ile aynı sınıfa gidiyorduk.
Onun sosyalliği sayesinde bende sosyalleşiyordum. Mustafa’nın puanları genel
olarak iyi değildi bu yüzden onu ders çalıştırmaya başlamıştım. Onu ders
çalıştırırken kendimde tekrar ediyordum. Yani hem ona hem de bana yarıyordu. Bir
süre sonra ortaokulda bitmişti. Liseye gitme vakti gelmişti. Mustafa benim ile
aynı liseye gitmek için epey bir çalışmıştı. Lisede Mustafa’nın bende bıraktığı
etki sağ olsun daha çabuk sosyalleşiyordum. Lisenin ikinci sınıfında Gamze
isimli bir kız ile flört etmeye başladım. Bu konularda iyi olmadığım için
ablamdan çokça yardım alıyordum. Bir şekilde Gamze ile sevgili olmuştum. Ona
cidden çok değer veriyordum. Hatta onun ile aynı üniversiteye gidebilmek için
hedefim olan polisliği bırakmıştım. Lisenin son senesi hem Mustafa’yı üniversite
sınavına hazırladım hem kendim çalıştım derslere. Bunun sonucunda Gamze ile
Antalya Bilim Üniversitesinde Gastronomi ve Mutfak Sanatları bölümünü
kazanmıştım. Çok mutlu olmuştum. Mustafa’da aynı üniversitede hukuk bölümünü
kazanmıştı. Onun adına da çok memnun olmuştum. Üniversite başlamadan önceki yaz
tatilinde Mustafa ile iki aylığına bir otelde çalışmaya başladık. Hedefimiz para
biriktirip bir Akdeniz turu yapmaktı. Tabi ilk başta ailelerimiz izin vermemek
için epey uğraştı ama biz bir şekilde izin almayı başardık. Otelde çalışırken
epey insan ile tanışmıştık. Hatta Mustafa, Aslı diye bir kız ile tanışıp onunla
sevgili bile olmuştu. Otel patronu Hakan Abi epey iyi birisiydi. Çalışanları
yorulduğunda odalarda dinlenmesine, açık büfeden yemek yemelerine, akşamları
havuza girip eğlenmelerine dahi izin veriyordu. Üniversite bittikten sonra onun
otelinde aşçı olarak çalışmayı bile düşünmeye başlamıştım. İki ay eğlenceli ve
dolu dolu geçip gitti. Paramızı biriktirip Akdeniz turu yapmaya hazırdık.
Amacımız Antalya’dan bir araç kiralayıp ortalama bir ayda Akdeniz’e kıyısı olan
her ile gitmekti. Araç kullanmakta Mustafa’dan daha iyi olduğum için genellikle
ben kullandım aracı. Ancak yorulduğumda Mustafa’da kullandı. İlk başta Mersin’e
gittik. Orada yöresel yemekleri ve yerleri bir güzel gezdik. Ortalama üç
günümüzü almıştı bu gezi. Oradan Adana’ya geçtik. Orada da üç gün felan
kalmıştık. Orayı da gezip sırasıyla Hatay, Muğla, Aydın, İzmir, Balıkesir,
Çanakkale gezileri yapıp tekrar Antalya’ya doğru yola çıktık. Gezimiz tahmin
ettiğimizden daha kısa ve masraflı olmuştu. Ailelerimizin destekleri sağ olsun
rahat bir şekilde tatilimizi bitirmiştik. Tekrar Antalya’ya geldiğimizde yaz
tatili bitip üniversitenin başlamasına bir hafta vardı. Üniversitenin
başlamasına çok heyecanlıydım. Okul için Mustafa ile ayrı eve çıkmıştık o
vakitler. Her gün bizim için eğlenceli geçerdi. Tabi Gamze’yi de ihmal etmezdim.
Zaman su gibi akıp geçmişti, son senemiz gelmişti. Son sınıfa giderken Gamze’nin
benden soğuduğunu hissetmeye başlamıştım ama buna hayal gücümmüş gibi davrandım.
Bir süre sonra Mustafa yanıma nefes nefese geldi. Derin derin nefes alarak bana
bir şeyler anlatmaya çalışıyordu. Bende ona sakin olup oturmasını su içmesini
söylüyordum. Biraz nefeslendikten sonra Gamze’nin beni Mustafa’nın sınıfından
Tayfun ile aldattığını söylemişti. İlk başta şaka yapılacak konu değil bu
demiştim. Ancak telefonunu çıkarıp bana Gamze ile Tayfun’un sarılıp öpüştüğü
fotoğrafı göstermişti. Kan beynime sıçramıştı. Şok olmuştum. İlk başta ne
yapacağımı bilemedim, gözlerimden yaş akmaya başlamıştı. Mustafa bana sıkıca
sarılıp teselli etmeye çalışmıştı. Gözlerimi sildikten sonra Gamze’yi arayıp her
şey bitti dedim. Beni aldattığını öğrendim. Artık seninle bir bağım kalmadı
diyip telefonu yüzüne kapatmıştım. Gidip Tayfun ile kavga etmemek için kendimi
zor tutuyordum. Ancak kendimi dizginlemiştim. Birkaç defa Gamze benimle iletişim
kurmaya çalıştı ancak onun hatası olduğunu anlayıp bıraktı peşimi. Kendimi
toparlamam epey uzun zaman almıştı. Bunun sonucunda okula gitmemiştim ve
konulardan geri kalmıştım. Hatta bir ara okulu bırakmayı bile düşünmüştüm. Ama
beni aldatan birisi için bunu değmeyeceğine karar vermiştim. Final sınavları
için sınıftaki en güzel kız olan Ecem’den notları istemiştim o da beni kırmayıp
notları vermişti. Onunla sohbet etmeye başlamıştım. Kafalarımız birbiri ile epey
uyuşuyordu. Okul bitip mezun olmuştuk. Bölümün üçüncüsü olmuştum. Mezuniyet
balosuna Ecem ile beraber gitmek için sormuştum. Kabul etmişti. Onunla çok güzel
bir gece geçirmiştik. Epey mutluydum. Geçmişin kötü anılarını unutmayı
hedefliyordum. Bir süre sonra kendime bir restoranda iş bulup ilerlemeye
başlamıştım. Amacım kariyer basamaklarını tek tek çıkıp ismimi tüm Dünya’ya
duyurmaktı. Ancak nedense mutlu olamıyordum. Bir süre sonra işten ayrılmıştım.
Çocukluk hayalim olan polisliğe girişirsem mutlu olacağımı düşünüyordum. En
azından hayalimi gerçekleştiririm diyordum. Bunu babama söylediğimde Los
Santos’da polis olabileceğimi söyledi bana. Biraz aradıktan sonra çok güzel bir
yer olduğunu öğrendim Los Santos’un. Vize işlerini ve gerekli belgeleri çıkartıp
sınavlarına başvurmaya karar verdim. Sınavlara girebilmek için Los Santos’a
gitmem gerekiyordu. Biraz daha araştırdıktan sonra eğer Los Santos’a gidersem
temelli gitmem gerekiyordu. Polis olamazsam da orda aşçılık yapabileceğim bir iş
bulurum diye düşünüyordum. Daha sonra tüm sevdiklerim ile vedalaşmam
gerekiyordu. İlk annemin yanına gitmiştim. Annem en baştan beni istemiyordu
polis olmamı ama sonunda o da kabul etmişti inadımı. Sonra babam ve ablam ile
vedalaşmıştım. Sıra Ecem’e gelmişti. O’da istemiyordu gitmemi ama belli
etmiyordu. En son Mustafa ve Aslı ile vedalaşmaya gitmiştim. Mustafa bir süre
görüşmeden bir büroya girip avukatlık yapmaya başlamış. Onun adına epey
sevinmiştim. Onlarla da vedalaştıktan sonra eve gidip eşyalarımı topladım. Uçak
biletimi çoktan aldım ve uçağa bindim. Uçakta sıkılmamak için bunları bir kağıda
yazarak size anlatıyorum. Şimdi Los Santos’da hayat hikayemi devam ettirmeye
gidiyorum…
RESİM
0 Yorumlar